Bakan: Merkez Bankasına güvenimiz tam!
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Kadın Kolları Sinop il kongresine katıldıktan sonra Sinop Valisi Yavuz Selim Köşger’i makamında ziyaret etti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Şimşek, “Merkez Bankası’na güvenimiz tamdır” dedi.
Bakan Şimşek yaptığı konuşmada, ilk olarak Türkiye’nin alt yapısına, eğitimine ve sağlığına çok önemli yatırımlar yapıldığı ifade ederek, bu yatırımların arttırılarak devam edeceğini belirtti.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası ile ilgili eleştirileri üzerine gelen bir soruya ise Bakan Şimşek, “Bu konular çok tartışıldı. Tabi bu tartışmalar birçok ülkede yapılıyor. Ama sürekli bir şekilde gündemde tutulmasını Türkiye’nin yararına bulmuyorum. Avrupa Merkez Bankası da zaman zaman tartışılıyor. Türkiye’de de herkes kendi görüşünü ifade eder. Önemli olan Türkiye’nin rasyonel bir zeminde doğruları yaparak yoluna devam etmesi” diye konuştu.

“GÜVENİMİZ TAM”
“Bizim Merkez Bankası’na olan güvenimiz tamdır, o konuda en ufak bir tereddüt yoktur” diyen Bakan Şimşek, şöyle konuştu:
“Türkiye’de hükümetlerimiz döneminde faizler yüksek seviyelerden makul seviyelere inmiştir. 12 Yıl önce bu Ülkede ‘reel faizler’ yüzde 25-30 civarındaydı. Bugün ‘reel faiz’ yüzde 1 civarında hatta sıfıra yakın. Türkiye bu alanda da başarılı olmuştur, bu başarıda siyasi istikrar, yapısal reformlar, özellikle bütçe disiplini, enflasyonun tek hanelere inmesinin katkısı oldukça büyüktür. Bu başarıda partimizin kurucu genel başkanı olan Sayın Cumhurbaşkanımızın katkısı en büyüktür. Çünkü siyasi irade olmasaydı bu kadar reform yapılmazdı. Reformlar sayesinde Türkiye bugün küresel krizden en az etkilenen ülkelerden birisi olmuştur. Reformlar sayesinde bugün Türkiye’nin bütçe açığı OECD ülkelerinin altıda biri düzeyindedir. Bu son derece düşük düzeydir. Türkiye artık bütçede artık fazla verme noktasına veya dengesine gelme noktasına gelmiştir. Bunda Sayın Cumhurbaşkanımızın katkıları büyüktür. Zaman zaman kura ilişkin, Merkez Bankası faiz politikasına ilişkin bütün ülkelerde tartışmalar yaşanabiliyor. Bunu bu çerçevede görmek lazım. Merkez Bankası bu zor günlerde iyi bir performans göstermiştir. Sayın Babacan’ın da ifade ettiği gibi ‘biz reformlarla ve bütçe disiplini ile elde ettiğimiz kazanımları koruyacağız ve Türkiye’yi inşallah daha ileriye taşıyacağız’. Hepimizin amacı da budur. Merkez Bankamızda da bu ekibin bir parçası olarak üzerine düşen bir katkıyı veriyor ve vermeye de devam ediyor.”

HABERTURK

Maliye vergi kaçıran ünlü dizilerin peşinde
Maliye, film, video, televizyon dizi ve programları yapım faaliyetlerinde olabilecek muhtemel vergi kayıp ve kaçağın peşine düştü.

MALİYE, dizilerin, özel okulların ve askerlere istisna olarak verilen akaryakıttan yaşanan vergi kayıplarının peşine düştü. Vergi Denetim Kurulu’nun 2014 yılı faaliyet raporunda yürütülen çalışmalar tek tek sıralandı. Buna göre, Maliye, “film, video, televizyon dizi ve programları yapım faaliyetlerinde olabilecek muhtemel vergi kayıp ve kaçağının tespiti ve önlenebilmesine yönelik görüş ve önerilerin oluşturulması, Türk Silahlı Kuvvetleri’nce askeri istisna kapsamında kendi ihtiyacı için temin edilen akaryakıtın amacı dışında teslim edilmesi nedeniyle oluşabilecek vergi kayıp kaçağı, bankacılık sektöründe faaliyet gösteren mükelleflerin chip para, bonus, para puan, paraf para gibi promosyon uygulamaları sonucunda neden olabilecekleri muhtemel vergi kayıp ve kaçağını” araştırıyor.

32 KONUDA ÇALIŞMA
Maliye Bakanlığı bünyesinde vergi denetimlerini yürüten Vergi Denetim Kurulu’nun faaliyet raporunda tamamlanan çalışmalar ve yürütülen araştırma konuların detaylı bir şekilde yer verildi. Buna göre Vergi Denetim Kurulu 32 konu hakkında araştırma yapıyor. Vergi Denetim Kurulu’nun yürüttüğü diğer bazı araştırma konuları şöyle:
* Spor kulüpleri ile kurdukları iktisadi işletmeler/şirketler arasında gerçekleştirilen iş ve işlemler nedeniyle sebep olunması muhtemel kayıp,
* Reklam sektöründe faaliyet gösteren mükelleflerin faaliyetlerinin analiz edilmesi, bu mükelleflerin sosyal medya kuruluşları başta olmak üzere gerçek ve tüzel kişilerle olan işlemlerinin vergisel boyutlarının belirlenmesi,
* Türkiye Futbol Federasyonu ile sponsorluk ilişkisi bulunan şahıs ve şirketlerin yapmış oldukları sponsorluk harcamalarının muhasebeleştirilmesi esnasında sebep olunması muhtemel vergi kaybı,
* Türkiye’de özel eğitim ve öğretim sektöründe (dershaneler hariç) faaliyet gösteren mükelleflerin neden olabilecekleri muhtemel vergi kayıp ve kaçağının tespiti,
* Yurtdışında eğitim, dil öğrenimi, staj yapma, sertifika ve meslek edindirme programları, yaz okulu, work and travel programı, akademik koçluk ve benzeri işler ile ilgili olarak danışmanlık faaliyeti sunan Türkiye’deki mükelleflerin neden olabilecekleri muhtemel vergi kaybı,
* Bazı kişilerin gerek yurtdışında gerekse yurtiçinde elde ettikleri suç gelirlerini, Türkiye’de paravan şirketler kurmak suretiyle bu şirketlerin banka hesaplarını kullanarak maddi kıymetleri (altın, Euro, dolar vb.) yurtiçine getirerek suçtan elde edilen değerleri ekonomik sistemin içine yerleştirerek aklama suçu işledikleri, ayrıca bu işlemleri için sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyerek sebep olunan vergi kayıp ve kaçağının tespiti ve önlenmesine yönelik görüş oluşturulması,
* Türkiye’de üretilen ya da ithal edilen taşıtların acenteler/bayiler tarafından satışının gerçekleştirilmesi aşamasına kadar geçen süreçte vergi matrahlarının (ÖTV, KDV, KV vb) aşındırılmak suretiyle sebep olunan vergi kayıp ve kaçağının tespiti.

Dersaneler ve medya birleşmesine takip
FAALİYET raporunda 2014 yılında vergi denetimleri ve kesilen vergi cezalarına ilişkin de bilgi verildi. 2014 yılında medya şirketlerinin satılmaları ya da devir edilmeleri ile ilgili vergisel risklerin tespit edilmesine yönelik bir çalışma başlatıldığı belirtilerek, Antalya ilinin pilot seçildiği ve 8 mükelelfin vergi incelemesinin yapıldığı belirtildi.

Dersanelerle ilgili geçen yıl 350 mükellefin incelendiği, 75.9 bin lira ceza kesildiği belirtilirken, konut kredisi ile tapu bilgilerinin karşılaştırılarak yapılan incelemede bin 38 mükellefin riskli bulunduğu, 2014 yıl sonu itibariyle kesilen cezanın 128.2 milyon lira olduğu belirtildi.

Lüks araç ithali ve satışla ilgili ise 179 mükellefin inceleme sevk edildiği, 2014 yıl sonu itibariyle 338 milyon lira ceza kesildiği kaydedildi. Lüks oto galerilerinde fiili envanter denetimi kapsamında da 142 mükellef incelendi, 64 milyon lira ceza kesildi

HÜRRİYET

Şehir Hatları İşletmesinde Marmaray zararı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Şehir Hatları İşletmesi, 2014 yılında 28 milyon TL zarar etti. Zarara gerekçe olarak Marmaray’ın açılması gösterildi. Şirket zarara karşı şehrin en uç noktalarına kadar ulaşabilmek amacıyla filosuna yeni nesil 10 küçük gemi ekleyecek.

İSTANBUL’da yıllarca toplu taşımacığılığın en önemli ayaklarından biri olan ve 2005 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) devredilen Şehir Hatları İşletmesi, Marmaray’ın açılışından sonra yolcu kaybına uğrayıp 2014’te 28 milyon lira zarar etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sermayesine yüzde 90 oranında iştirak ettiği İstanbul Şehir Hatları, zarar ettiği gerekçesiyle 30 milyon lira sermaye artırımına gitti. İBB Meclisi Plan Bütçe Komisyonu’nun gündeme getirdiği raporda, şirketin tüm gelirleri toplamı 2015 yılında aylık 8 milyon 165 bin 750 lira iken, aylık gideri 10 bin 195 bin lira olarak açıklandı.

ZARAR 10.5 MİLYON ARTTI
Şirketin zarar etmesine gerekçe olarak personel, yağ, yakıt ve bakım onarım ve diğer kalemlerden oluşan işletme giderlerinden tasarrufa yönelik tedbir alınamaması gösterildi. Sermaye artırımının gerekçeleri sıralandığı raporda, deniz vasıtalarının maliyet açısından daha uygun, konforlu ve modern vasıtalara dönüştürülmesinin önemi vurgulandı. Raporda, “Şehir Hatları A.Ş, 2011 yılında 28 milyon TL zarar ederken, zararını 2012 yılında 25 milyon TL’ye, 2013 yılında 17.5 milyon TL’ye düşürdü. 2014 yılında ise, Marmaray’ın etkisiyle de yolcu sayılarının düştüğü, gelirdeki azalma neticesinde de zarar artarak 28 milyon TL oldu” denildi.

BATIRMA NOKTASINA GELDİ
Meclis’te CHP adına söz alan Hakkı Sağlam,  İBB yönetimini başarısızlıkla suçladı. Karaköy İskelesi’nin bakımsızlıktan battığını ve soruşturma bile açılmadığını, Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi’nin yandığını, Haliç Tersanesi’nin kapandığını ve birçok hatta seferlerin kaldırıldığını anlatan Hakkı Sağlam, “Deniz işletmelerini aldığınız dönemdeki kaptan ve kaliteli personeli işten çıkardınız. Denizcilik sektöründe çalışan personeli taşeronlaşmaya mahkum ettiniz. Birçok ölümlü kazanın olmasına neden verdiniz. 10 yıl önce devralıp iyileştirme yerine, başka şirket kurarak devrettiğiniz, gemilerine iskelelerine para vermediğiniz şirketi batırma noktasına getirdiniz, bravo size” diye konuştu.
Yolcusu az olan hatlara küçük gemi
ORTALAMA 100-150 yolcu talebi olan seferlerde, 1500 – 2100 yolcu kapasiteli gemiler kullanılması, Şehir Hatları şirktetini bu tür seferlerde kullanılmak üzere küçük gemiler almaya yöneltti. Şirket şehrin en uç noktalarına kadar ulaşabilmek amacıyla filosuna yeni nesil 10 küçük gemi ekleyecek. Diğer taraftan Şehir Hatları, şirket maliyetini azaltmak amacıyla 2015 yılının sonlarına doğru 4 adet yeni nesil deniz aracını filoya katacak. Ancak bu etki 2016 yılından itibaren görülecek. Kalan 6 adet yeni nesil deniz aracının inşası ise planlama aşamasında.

HÜRRİYET

Taksit sınırı en çok kuyumculuğu etkiledi
BDDK’nın kredi kartlarına ilişkin düzenlemesi sonrası, telekomünikasyon ve kuyumculuk sektörlerinde kredi kartı ile yapılan alışverişin tutarı, bir yılda yüzde 23 azalarak 33 milyar lira seviyelerine geriledi
Kuyumculuk alışverişlerindeki daralma yüzde 18, telekomünikasyon alışverişlerindeki gerileme ise yüzde 25 olarak hesaplandı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme  Kurumunun (BDDK), kredi kartlarına ilişkin düzenlemesi sonrası, telekomünikasyon  ve kuyumculuk sektörlerinde kredi kartı ile yapılan alışverişin tutarı, bir yılda  yüzde 23 azalarak 33 milyar lira seviyelerine geriledi.

    BDDK’nın, geçen yılın şubat ayında yürürlüğe giren ve bazı ürünlerde  kredi kartına taksit sayısını 9 ile sınırlandıran; telekomünikasyon ve kuyumla  ilgili harcamaların da aralarında bulunduğu bazı ürün gruplarında ise tamamen  kaldıran düzenlemesinin üzerinden 1 yıl geçti. BDDK, bu süre içinde kuyumla  ilgili harcamalara ilişkin yeni düzenleme yaparak, ekim ayında kredi kartıyla  altın satışına 4 taksit imkanı sağladı.

 Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerinden derlediği  bilgilere göre, telekomünikasyon sektöründe yapılan alışverişin tutarı, geçen yıl  yüzde 25 daralarak 20 milyar 755 milyon liradan 15 milyar 485 milyon liraya  geriledi.

    Şubattan sonraki dönemde aylık bazda telekomünikasyon sektöründe en  fazla alışveriş yapılan ay 1 milyar 303 milyon lira ile ekim olurken, söz konusu  ayda gerçekleştirilen alışverişin tutarında 2013’ün aynı ayına göre yüzde 20  düşüş yaşandı.

    Kuyumculuk 4 taksitle nefes aldı
    BDDK düzenlemelerinden en fazla etkilenen sektörlerin başında  kuyumculuk geldi. Kredi kartı ile yapılan kuyumculuk alışverişi, 2013 yılında 12  milyar 72 milyon lira olurken, taksit imkanının kaldırılmasından sonra yüzde 19  azalarak 2014 sonunda 9 milyar 826 milyon liraya geriledi. Geçen yıl en fazla  alışveriş yapılan ay 947 milyon lira mayıs olurken, bu ayda yapılan alışverişin  tutarı 2013’ün aynı ayına göre yüzde 20 azaldı.

    Kuyumculuk sektöründe geçen yıl toplam alışverişte yaşanan gerilemeye  karşın, ekim ayında yapılan düzenlemeyle 4 taksit olanağının getirilmesi bu  piyasada canlılık yarattı. Ekim ayında 813 milyon lira olan alışveriş tutarı,  kasımda 836 milyon, aralıkta da 842 milyon liraya yükseldi.

    “Kuyumculukta durgunluk yaşandı”
    Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Hasan Çavuşculu, yaptığı  açıklamada, kredi kartı kullanımının Türk insanı açısından yaşam biçimi haline  geldiğini belirterek, kart kullanımının tüketicilere kolay alışveriş imkanı  sağladığını söyledi.

    Kuyumculuk sektörünün müşterileri açısından da benzer bir durumun söz  konusu olduğunu dile getiren Çavuşculu, “Bu alışkanlık birden kesilince sektör  geçen yıl bir durgunluk yaşadı. Biz bu konudaki sıkıntılarımızı yetkililere  ilettik. Son olarak kuyumda taksit yapılmamasına ilişkin düzenleme yerine geçen  yılın ekim ayında 4 taksit uygulaması getirildi. O tarihten itibaren de piyasada  yeniden bir hareketlenme başladı” dedi.

    Kredi kartı ile taksitli alışveriş yapmanın hem tüketici açısından  ödeme kolaylığı sağladığını hem de belgeli alışverişe olanak tanıdığını anlatan  Çavuşculu, altında taksitin bir tasarruf aracı olarak ekonomiye hiçbir zararının  olmadığını kaydetti.

Mobil iletişim sektörü
Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İşadamları Derneği  (MOBİSAD) Genel Sekreteri Ömer Kavas da taksit olanağının kaldırılmasının kendi  sektörlerini olumsuz etkilediğini söyledi.
    Taksit imkanının kaldırılmasının kendilerini çok rahatsız ettiğini  ifade eden Kavas, “Düzenleme doğrudan operatörler aracılığıyla satış yapan büyük  bayileri etkilemedi. Buna karşın satışlarının yarısını telefon yarısını da  aksesuar üzerinden yapan küçük bayiler için satışların yüzde 50 daralmasına yol  açtı. Uygulamanın ardından işi bırakanlar, iflas edenler oldu” değerlendirmesinde  bulundu.

MİLLİYET

Torba idi çuval oldu: Memura yeni ayar!
Çuval yasa komisyondan geçti. Yönetici pozisyonunda görev yapan bir memurun görevden alınması halinde akıbetinin ne olacağı da belli oldu. Yaklaşık 5 ay önce Ermenek’te meydana gelen maden kazasının yaralarını sarmak üzere hazırlanmaya başlanan iş sağlığı ve güvenliği paketi nihayet Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’ndan geçti. Ancak söz konusu paket yine bir torba yasa hatta çuval yasaya dönüştü.

Radikal’den Mehmet Bulut’un yazısına göre normalde iş sağlığı ve güvenliğine yönelik sadece 9 maddenin yer aldığı metin tam 89 maddelik bir çuval yasa oldu. Yine içine ilgili ilgisiz bir sürü madde eklendi. Olan da yine 5 aydır Devletten maaş ve güvence bekleyen Ermenekli madencilere ve ailelerine oldu. Hep dediğimiz gibi geç gelen yardım ne yazık ki yardım olmaktan çıkıyor. Çuval yasa ile getirilen çarpıcı bir düzenleme görevden alınan memurlarla ilgili. Nitekim Soma ile ilgili torba yasada da benzer nitelikte bir düzenleme vardı ve Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi iptal etmişti.

SUDAN SEBEPLE SORUŞTURMALAR
Son zamanlarda cadı avı şeklinde yapılan bürokrasideki görevden almalar malumunuz. Görevden alınan bürokratların hepsi göreve iade için dava açtılar ve hemen hemen tamamı yürütmeyi durdurma kararı aldırarak görevlerine iade edilmeye başladılar. Bunun karşılığında da bu kişileri göreve iade etmemek için havadan sudan sebeplerle soruşturmalar açıldı ve disiplin cezaları verildi. Ancak bu da çözüm olmadı. Çünkü verilen disiplin cezaları ile ilgili de yürütmeyi durdurma kararları verilmeye başlandı.

PEKİ BU DÜZENLEME NELER GETİRİYOR

Hal böyle olunca yeniden bir yasal düzenleme yapılması düşünüldü ve iş sağlığı ve güvenliği paketine bu düzenleme eklendi. Eee ne de olsa görevden alınan memurun akıbeti de iş güvenliği açısından gerekli bir düzenlemeydi!… Peki getirilmesi düşünülen düzenleme neler getiriyor: – Müsteşarlar ile ek göstergesi 7000 ve daha yüksek olan yöneticiler görevden alındıklarında Başbakanlık müşaviri olarak atanacak. – Ek göstergesi 6400 ve daha yüksek tespit edilen yöneticiler (müsteşar yardımcısı, genel müdür gibi) görevden alındıklarında eğer Başbakanlık merkez teşkilatı ile bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalışmışlarsa Başbakanlık müşaviri, bakanlık merkez teşkilatları ile bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalışmışlarsa bakanlık müşaviri olarak atanacaklar. – Ek göstergeleri 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olan yöneticiler (genel müdür yardımcısı, daire başkanı gibi) görevden alındıklarında eğer müfettişlik, uzmanlık gibi kariyer mesleklerden geliyorlarsa yeniden bu mesleklerine dönecekler.

BAKALIM AYM NE KARAR VERECEK?
Kariyer mesleklerden gelmeyenler ise toplam en az üç yıl yöneticilik yapmışlarsa o kurumdaki uzmanlık veya müfettişlik kadrolarına geçebilecekler. Eğer üç yıldan az görev yapmışlarsa araştırmacı kadrosuna atanacaklar. Bakalım bu yeni düzenleme ne gibi sonuçlar getirecek ve tekrar gündeme getirilmesi halinde Anayasa Mahkemesi ne karar verecek?

HÜRRİYET

Kasım ayı işsizlik rakamları açıklandı!
Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2014 yılı Kasım döneminde 3 milyon 96 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise %10,7 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %9,7 kadınlarda ise %13 oldu. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı %12,7 olarak tahmin edildi. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı %19,9 iken, 15-64 yaş grubunda bu oran %10,9 olarak gerçekleşti.

İstihdam oranı %45,1 oldu

Kasım 2014 döneminde 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin sayısı, 25 milyon 874 bin kişi, istihdam oranı ise %45,1 oldu. Bu oran erkeklerde %64,2, kadınlarda ise %26,6 olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 5 milyon 180 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 20 milyon 694 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin %20’si tarım, %20,4’ü sanayi, %7,6’sı inşaat, %52’si ise hizmetler sektöründe yer aldı.

İşgücüne katılma oranı %50,5 olarak gerçekleşti

İşgücü nüfusu 2014 yılı Kasım döneminde 28 milyon 970 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise %50,5 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %71 kadınlarda ise %30,5 oldu.