Hacca gitmek isteyen adaylara kötü haber!
Türkiye’den şimdiye kadar 33 bin 520 hacı adayı, kutsal topraklara ulaştı. Son kafile 29 Eylül’de Mekke’ye intikal edecek.

Toplam hacı adayı sayısı, 56 bin 404’ü vatandaş ve beş bini Diyanet görevlisi olmak üzere 61 bin 300’e ulaşacak. 2007’de başvuranlara öncelik tanınması bu yıl yaş ortalamasını 55’ten 60’a yükseltti. En yaşlı aday 94 yaşındaki Şefika Sönmez, en genç hacı adayı ise Gaziantep’ten kayıtlı ancak İstanbul kafilesiyle gelen 20 günlük Feyza Cankar oldu. Hacıların yüzde 53’ü kadın, yüzde 47’si erkek. Şimdiye kadar 17 Türk hacı adayı hayatını kaybetti.

Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Enver Günenç, hac onganizasyonuyla ilgili bilgiler verdi. Hacılara modern mutfakla hizmet verildiğini ve yemeklerde bu yıl ilk kez donmuş değil, taze et kullanıldığını bildirdi. Günenç’in verdiği bilgiye göre, hacıların 5 vakit Kâbe’ye ulaşması için 100 otobüs 24 saat çalışıyor. Diyanet’in 2008’den itibaren kargo işine girdiğini belirten Günenç, Suriye’deki iç savaş maliyetleri artırınca karayolu yerine havayoluna yöneldiklerini açıkladı. Hacılar, hurma ve hediyelik eşyalarını alt sınır 3 gün, üst sınır 10 günde olmak üzere ülkeye ulaştırabiliyor. Günenç, hac fiyatlarının 2011 yılı ile aynı olduğunu, bu yıl Arafat’ta ilk kez kurulacak çadırlar için 300 riyal ilave ücret alındığını belirtti. “En düşük hac ücreti 2 bin 780 Euro, en yüksek ise 12 bin Euro civarında.” ifadelerini kullandı.

KOTA VE KURA BELİRSİZLİĞİ

Enver Günenç, Mescid-i Haram’daki genişletme çalışmaları sürdüğü için Türkiye’ye verilen kotanın gelecek yıl da 55 bin civarında kalacağını açıkladı. Bunun 45 bininin 7 yıldır sırada bekleyenler olacağını, geriye kalan 10 bininin nasıl belirleneceğine ise Diyanet’in karar vereceğini anlattı. Günenç’in “2007 yılından kalan hacı adaylarını kurayla belirleyeceğiz. Yeniden kura işleminin olup olmayacağı ise henüz netleşmedi.” şeklindeki ifadeleri ise bu konunun henüz belirsiz olduğunu gösterdi.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ekrem Keleş ise ilginç bir tespitte bulundu. Ekonomisini toparlayan İslam ülkelerinde hacca talebin arttığını anlattı. İran, Türkiye ve Malezya’nın hacca talep konusunda önde olduklarını, bunları Endonezya’nın takip ettiğini söyledi. “Eğer İslâm dünyası ekonomik seviyesini biraz yükseltmiş olsa hac talebi daha da artacak.” diye ekledi. Keleş, en fazla hacı adayının sırasıyla Endonezya, Hindistan ve Pakistan’dan geldiğini aktardı.

Meteorolojinin fırtına uyarısı gerçek oldu
Kadıköy’de vatandaşlar rüzgar ve yağmur nedeniyle zor anlar yaşarken, bazı vatandaşlar yanlarında bulunan şemsiyelerini açarak yağmurdan korunmaya çalıştı.

Yollarda ise yağmur nedeniyle kısa sürede su birikintileri oluştu.

İBB uyarmıştı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi dün akşam saatlerinde fırtına uyarısı yapmıştı. İşte İBB’den yapılan yazılı açıklama;

“Yağmurla birlikte rüzgarın Balkanlar üzerinden taşıyacağı soğuk havanın etkisiyle hava sıcaklıkları hafta sonu 6 ila 10 derece birden azalacak. Trakya kesiminde başlaması beklenen yağışların, gece yarısı itibari ile İstanbul il genelinde çok kuvvetli gök gürültülü sağanak yağmur geçişlerine (25-75kg/m2;) neden olacağı ve Pazar akşam saatlerine kadar da aralıklarla kuvvetli yağacağı tahmin ediliyor. Gece yarısından sonra yağışla birlikte rüzgar şiddetini arttırarak saatte 90 km hıza ulaşacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi,İtfaiye Daire Başkanlığı, Yol Bakım ve Onarım Daire Başkalığı, Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı, Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı tüm birimleriyle kritik noktalarda tedbirlerini alıyor, muhtemel sorunlara karşı çalışmalar AKOM’dan yönetilecek”

Yoğun yağış nedeniyle istinat duvarı çöktü, otomobil askıda kaldı

Kağıthane’de gece saatlerinde etkili olan yağış nedeniyle bir inşaatın istinat duvarı çöktü. İstinat duvarının çökmesiyle yolda da toprak kaynaması meydana geldi.

Gün içerisinde başlayan yağmur gece saatlerinde de zaman zaman etkili olarak devam etti. Kağıthane Çelikay Caddesi Doğan Sokak’ta bulunan bir inşaata ait istinat duvarı saat 01.00 sıralarında çöktü. İstinat duvarının çökmesiyle yolda da toprak kayması meydana geldi. Sokak üzerinde bulunan bir otomobil kısmen askıda kaldı. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen itfaiye ve polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi aldı. İtfaiye ekiplerinin uzun uğraşları askıda kalan otomobili kurtarmak için yeterli olmadı. Çağrılan çekici otomobili askıda kaldığı yerden kurtaramazken yetkililer son çare olarak olay yerine vinç çağırdı. Gelen uzun uğraşlar sonucunda otomobili askıda kaldığı yerden çıkarttı.

Hatay’da sağanak yağış etkili oluyor

Hatay genelinde etkisini arttıran sağanak yağış bazı bölgelerde toprak kaymalarına sebep oldu. İskenderun-Antakya yolu üzerinde bazı araçlar yoğun yağıştan dağlardan kopan taşların yollara sürüklenmesi nedeniyle zor anlar yaşadı.

Akşam saatlerinde etkisini arttıran yağmur, Dörtyol, Erzin, İskenderun ve Antakya merkezde araçların yollarda kalmasına neden oldu. Antakya-İskenderun karayolu üzerindeki Topboğazı mevkiinde dağlardan inen sel suları ve toprak karayolunu balçıkla kapadı.

Bakras Mevkinde ise yolun bazı noktaları sel suları ve balçıkla kaplanınca devreye AFAD ve Büyükşehir Belediyesi ekipleri girdi. Yolda kalan araçların çekilmesi ve yolun bir bölümünün temizlenmesi sonucu trafik tek şeritten sağlanmaya başlandı. İl genelinde yağışlar zaman zaman şiddetini arttırarak sürüyor.

Kutsal topraklarda 17 Türk hayatını kaybetti
Türkiye’den ilk hacı kafilesinin yola çıktığı 1 Eylül’den beri kutsal topraklarda 17 hacı adayı vefat etti.

Yaş ortalaması yüksek olan Türk hacı adaylarının ölüm nedenleri arasında kalp krizi ve beyin kanaması ilk sıralarda yer alıyor.Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre İşleri Genel Müdürlüğü Medine’de 4, Mekke’de 13 hacı adayının vefat ettiğini açıkladı.

Kutsal topraklarda vefat eden hacı adaylarının isimlerini açıklayan Hac ve Umre İşleri Genel Müdürlüğü, Türk hacı adaylarının ölüm nedenleri arasında kalp krizi ve beyin kanaması ilk sıralarda yer aldığını bildirdi.

Türkiye’den 56 bin 404 kişi hac ibadetini yerine getirmek için Kutsal topraklarda bulunuyor.

Mekke ve Medine’de vefat eden hacı adaylarının isimleri: Sevim Yanık – 70 – Konya, Mehmet Erdal – 83 – Hatay, Turhan Yeniceli – 69 – Malatya, Hasan Beyazıt – 84 – Kırşehir, Huriye Uslu – 70 – Denizli, Ömer Kürtül – 73 – Kahramanmaraş, Ahmet Çubuk – 68 – Ordu, Nazife Kiracı – 74 – Bulgaristan, Meliha Çakmak – 63 – Konya, Alime Akman – 62 – Çorum, Ercan Caka – 56 – Bursa, Zeynep Özdemir – 60 – Yozgat, İsmail Hakkı Ceylan – 75 – Konya, Rüstem Ayan – 71 – Çankırı, Saliha Gülenyüzlü – 68 – Diyarbakır, İbrahim Karçık – 78 – Van, Abdullah Geyik – 65 – Samsun

Sel beş kişinin öldüğü Erzini yine vurdu!
Hatay’ın Erzin ilçesinde iki gündür etkili olan sağanak yağmura dayanamayan köprü yıkıldı. Eski Adana yolu olarak bilinen Çay üzerinde bulunan 60 yıllık köprü kullanılamaz hale geldi.

Erzin’de 5 gündür aralıklarla etkili olan sağanak yağmur devam ediyor. Ilıcalar bölgesinde geçen çarşamba gecesi yaşanan sel baskınında beş vatandaş hayatını kaybetmişti. Dün sabah saatlerinde başlayan sağanak yağmur, Hürriyet Mahallesi’nde çay üzerinde bulunan bir köprüyü de yıktı. Eski Adana yolu üzerinde bulunan köprü, gece saatlerinde sel sularına daha fazla dayanamayarak yıkıldı. Belediye ve polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı olayda herhangi bir can kaybı yaşanmazken, yol ulaşıma kapandı.

Rifat Hisarcıklıoğlu yönetimden istifa etti!
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu, Ekonomi Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan yeni Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) yönetim kurulu üyeliğinden istifa etti.

Yeni DEİK’in, 28 Eylül 2014’te (bugün) yapılacak ilk yönetim kurulu toplantısı öncesinde, 27 Eylül 2014 saat 19.00’da toplanan TOBB Yönetim Kurulu, TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yeni DEİK’in yönetim kurulunda yer almaması hususunda görüş birliğine vardı.

DEİK’in yeni yapısıyla daha büyük başarılara imza atması ve Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerinde hareket alanını daha da geliştirmesi temennisinde bulunan Hisarcıklıoğlu, “Bugüne kadar ilgili tüm kamu kurumlarımızla eşgüdümlü çalıştığımız ve elimizden gelen desteği verdiğimiz gibi bugünden sonra da yeni DEİK’e gereken desteği vereceğiz.” dedi.

Torba Yasa ile feshedilen ve Ekonomi Bakanlığı’na bağlı olarak yeniden oluşturulan DEİK’in yeni yönetimi, 20 Eylül 2014 tarihinde yayımlanan yönetmelik ile Ekonomi Bakanlığı tarafından atanmıştı. Hisarcıklıoğlu, yeni kurulan DEİK’in yönetim kurulu üyeliğinden istifasına ilişkin mektubu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’ye gönderdi.

Diyanet: Kurbanın kanını alnınıza sürmeyin
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, kesilen kurbanın alına sürülmesinin dinle hiçbir ilgisinin olmadığını açıkladı.

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala kurban kesimiyle alakalı birçok soru gündeme gelirken, vatandaşların sorularını değerlendiren Din İşleri Yüksek Kurulu, birçok konuya açıklık getirdi. Satın alınan kurbanlığın kesilmeden önce ölmesi halinde satın alan kişinin ekonomik durumuna göre farklı hüküm uygulanacağına dikkat çeken Kurul, “Şayet kişi varlıklı ise, yenisini alıp onu keser. Çünkü kendisine vacip olan kurbanı kesmiş değildir. Fakat yoksulsa yenisini almasına gerek yoktur. Çünkü yoksula kurban vacip değildir, satın almakla, satın aldığı hayvanı kesmeyi kendisine vacip kılmıştır. Aldığı hayvan ölünce, vücubiyet düşer ve yenisini almak gerekmez.” açıklamasında bulundu.

KURBANIN SATILDIKTAN SONRA SATICININ ELİNDE EMANETEN DURURKEN ÖLMESİ VEYA BAŞKA BİR SEBEPLE KESİLEMEMESİ DURUMUNDA NE YAPILMALIDIR?

Satın alınıp da, korunmak veya beslenmek üzere kurban bayramına kadar satıcının yanında bırakılan kurbanlık hayvan onun yanında emanet hükmünde olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Emanet malın telef olması halinde, emaneti elinde tutanda kasıt, kusur veya ihmal bulunmadığı sürece sorumlu olmaz. Dolayısıyla, satıcı emanet malı, korunması gerektiği şekilde korur da buna rağmen mal telef olursa onu tazmin etmesi gerekmez. Bu durumda, kurbanlık hayvanın daha önce ücreti ödenmemişse, alıcının ödemesi gerekir. Ölen hayvanı satın alan kişi zenginse, yenisini alıp kesmek zorundadır. Yoksulsa yeniden hayvan alıp kesmesi gerekmez. Fakat hayvan elinde emanet olan kişi, ister satıcı olsun ister başkası, onu gerektiği şekilde korumaz veya ihmalkar davranır ve bu yüzden hayvan telef olursa hayvanın değerini tazmin etmesi gerekir. Bu durumda da hayvan sahibi zenginse yenisini alıp keser. Yoksulsa kesmesine gerek yoktur. Çünkü ona kurban kesmek vacip değildi, satın almakla, satın aldığı hayvanı kesmeyi kendisine vacip kılmıştı. Aldığı hayvan ölünce, vucubiyet düşer ve yenisini almak gerekmez.” denildi.

KURBAN ETİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR?

Hz. Peygamber’in (s.a.s.) kurban etinin üçe taksim edildiğine işaret edilen din İşleri Yüksek Kurulu açıklamasında, “Bir bölümünün kurban kesemeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir kısmının da evde yenmesini tavsiye etmiştir. Ailenin fakir olması durumunda etin tamamı da evde bırakılabilir. Ancak, durumu iyi olan Müslümanların, toplumda muhtaçların arttığı bir dönemde kurban etlerinin çoğunluğunu hatta tamamını dağıtmaları uygun olur.” ifadeleri yer aldı.

KESİLEN KURBANIN KANINDAN ALINA SÜRÜLMESİ DİNİMİZDE VAR MIDIR?

Bir vatandaşın ‘kuyruksuz veya kuyruğu kesik koyunlar kurban edilebilir mi?’ sorusunu cevaplandıran Din İşleri Yüksek Kurulu, doğuştan kuyruksuz olan veya besili olması için küçük yaşta kuyrukları boğulmak suretiyle düşürülen koyunların kurban edilmelerinde bir sakınca olmadığına hükmetti. Kurul, bir kaza ile değerini azaltacak şekilde kuyruğunun tamamı veya yarısından çoğu kopan hayvanın kurban edilmesinin caiz olmadığına dikkat çekti. “Kesilen kurbanın kanından alına sürülmesi dinimizde var mıdır?” sorusunu da değerlendiren Din İşleri Yüksek Kurulu, “Kesilen kurbanın kanının alına sürülmesinin dinle hiçbir ilgisi yoktur. Güvenilir kaynakların hiç birinde böyle bir bilgi mevcut değildir. Halkımız arasındaki uygulamalara başka kültürlerden girdiği anlaşılmaktadır.” açıklamasında bulundu.