FLAŞ! Diyarbakırdaki patlamada 2 kişi öldü
Halkların Demokratik Partisi (HDP)’nin Diyarbakır’da düzenlediği miting sırasında yaşanan patlamanın bilançosu netleşmeye başladı. Olayda 2 kişi hayatını kaybederken, 184 kişi de yaralandı.

Bazı kaynaklara göre ise ölü sayısının 2 olduğu belirtiliyor.

Alınan bilgilere göre, patlamanın ardından Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi, Araştırma Hastanesi ve özel hastanelere toplam 184 yaralı nakledildi. Durumu ağır olan 4 kişi hayatını kaybederken, diğer yaralıların tedavisi devam ediyor.

ÇÖP KUTUSUNA KONULAN 2 AYRI PARÇA TESİRLİ BOMBA

Patlamanın sebebi de netleşmeye başladı. Olayın trafodan kaynaklanmadığı kesinleşti. Patlamanın, çöp kutusuna konulan 2 ayrı parça tesirli bombadan kaynaklandığı belirtiliyor.

Miting iptal edildi sağduyu çağrısı yapıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, patlamanın trafo kaynaklı olmadığını açıkladı.

HDP’nin Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda bugün düzenlediği miting devam ederken saat 17.55 sıralarında, platformun karşısında bulunan bir elektrik trafosunun olduğu yerde patlama oldu. HDP Diyarbakır milletvekili adayı Nursel Aydoğan’ın konuşmasının hemen sonrasında meydana gelen patlamada yaralananlar oldu.

Patlamayla birlikte alanda büyük panik yaşanırken, patlamanın trafodan kaynaklandığı anons edildi. Mitinge katılanların provokasyona gelmemesi yönünde çağrılar yapıldı. Olay yerine gönderilen ambulanslarla yaralılar hastaneye taşındı.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın saat 18.30’da konuşma yapacağı miting alanından bazıları kentin en merkezi yeri Ofis Semti’ne yürüdü. Polis bu bölgede geniş güvenlik önlemi aldı. Demirtaş’ın mitingi ise iptal edildi.

ANF: Patlayıcılardan demir bilyeler çıktı
HDP’nin Diyarbakır mitinginde yaşanan ve iki kişinin öldüğü, 50’ye yakın kişinin yaralandığı patlamaların yaşandığı alanda demir bilyeler çıktı. 

ANF’de yayımlanan haberde, demir bilyelerin patlayıcıların içinden çıktığı ileri sürüldü. Habere göre, “Hastane yetkilileri, yaralıların vücudunda saçma izine rastlandığını belirtti.”

Diyarbakır’daki patlamalarda yaralananların bir bölümü Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi ile Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma hastanelerine kaldırıldı. Bu hastanelere kaldırılan bazı yaralıların  vücutlarında “saçma izine rastlandığı”, bazı yaralılarda da “barut izlerinin tespit edildiği” öne sürüldü. 

Piknik tüpüne yerleştirilmiş bomba çıktı
Diyarbakır’ın İstasyon Meydanı’nda düzenlenen HDP mitingi sırasında meydana gelen patlama ile ilgili olarak güvenlik güçleri ve savcıların çalışmaları devam ediyor. Olay yerinde yapılan ilk incelemede delil niteliğinde olan metal parçalar savcıların gözetiminde toplanarak incelemeye alındı. Güvenlik güçlerinin olay yerinde yaptığı ilk incelemede bombanın piknik tüpünün içine yerleştirilmiş bir düzenek ile patlatıldığı tespit edildi. Yetkililer, patlayan tüpün içinde yüzlerce metal bilye bulunduğunu ve güçlendirilmiş bir patlayıcı madde kullanıldığını söyledi. Olay yerinde inceleme yapan uzmanlar patlamanın olduğu bölgeye saçılmış halde bulunan 100’den fazla metal bilye ve patlayan tüpün parçalarını incelemek üzere kriminal laboratuvara götürdü. Güvenlik güçleri olayla ilgili şu ana kadar herhangi bir şüpheli tespit edemezken, terör ve istihbarat uzmanlarının bölgedeki tüm MOBESE kayıtlarını incelemeye başladığı belirtildi.

 Öte yandan olay yeri inceleme uzmanlarının patlayan tüpün parçaları üzerinde bazı parmak izleri tespit ettiği belirtildi. İkinci patlamanın yaşandığı yerde bir adet parçalanmış cep telefonu ve batarya bulan uzmanlar, telefonun patlamada kullanılmış olma ihtimalini araştırıyor. Yetkililer, patlamada 150’den fazla yaralı bulunduğunu ve 20’sinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu belirtti. 23 yaralının ameliyatının tamamlandığını söyleyen yetkililer, yaralıların bir kısmının vücudundan metal bilyeler çıktığını bildirdi.

MİLLİYET

Yurtdışı sandığında fazla oy kavgası çıktı
Yurtdışından gelen oyların sayıldığı Ankara Ticaret Odası Congresium’da bir sandıkta seçmen sayısından fazla oy çıkınca sandık başkanı rastgele seçilen 50 oyu usule uygun bir şekilde fazla zarfları yaktı. Bunun üzerine kavga çıktı.

Çevik kuvvet ekipleri binaya girerek kavgayı durdurmaya çalıştı. Basın emekçileri olay yerine yaklaştırılmadı ve binadan çıkarılmak istendi. Olay yeri inceleme ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş de salona geldi. Türkeş incelemelerinin ardından “Yönergeye göre normal, yakılması gerekiyor. Ancak oyların neye göre seçilip yakıldığını bilmiyoruz” dedi.

EVRENSEL

S. Süreyya: Bu oylar bize emanet edildi
Açıklama yapan ilk siyasetçi Sırrı Süreyya Önder oldu.
İşte Önder’in konuşmasından satırbaşları:
Şu an itibari ile 80 milletvekili ile meclis girmenin eşiğinde bulunuyoruz. Bu sonuçlar, hoyratlığa karşı demokrasinin zulme karşı özgürlüğün savaşa karşı barısışın zaferidir. Bütün Türkiye’ye hayırlı uğurlu olsun. Bütün yurrttaşlarımızdan iki tane ricamız var. Partimiz bugün kesinlikle bir kutlama yapmayacak. Ölçülü bir sevinçle bu sonucu provoke etmek isteyenlerin eline koz vermeyecağiz. Bir diğer ricamız il ilçe görevlilerimizin son sonuç açıklanana kadar hiçbir görevlimizin binalarımızı etmemesi gerçeğidir. Bu oylar bize emanet edildi. Bize emanet oy veren bütün yurttaşlarımıza bu oylara sahip çıkacağımızın teminatını veriyoruz. 

Gülen: Firavun da güçlüydü ama yıkılıp gitti!
Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen, “Bugün milleti kurban edenler yarın olurlar millete kurban” dedi.

“Kıvranacak, gözlerini dikip sizin yüzünüze bakacaklar; medet dilenecekler kendilerini çok güçlü görenler” diyen Gülen, “Firavun da kendini çok güçlü görüyordu; Hazreti Musa (aleyhisselam) ve bir avuç Musevî karşısında gark olup (yıkılıp) giderken, döndü sığındı ama artık iş işten geçmişti” ifadelerini kullandı.

Gülen’in herkul.org’ta “Tarih Şuuru ve Sulh Ruhu” başlığıyla yayımnlanan (8 Haziran 2015) sohbetinden satır başları şöyle:

Yakma beni nâr-ı ağyâra ey Gaffâr u Settâr!..

*Ketencizâde hazretleri der ki: “Yansam da ocak gibi gayra eylemem izhar / Yakma beni ateşlere ey çarh-ı cefakâr!” Onun sözlerini az değiştirerek şöyle diyorum: “Yansam da ocak gibi gam eylemem izhar / Yakma beni nâr-ı ağyâra ey Gaffâr u Settâr!” Senin ocağında cayır cayır yansam da gam izhar eylemem. İstersen kebap et, püryan et; el verir ki başka ateşlere yakmayasın. Nefis ateşine, şehevât-ı nefsaniye ateşine, heva ateşine, tûl-i emel ateşine, tevehhüm-ü ebediyet ateşine, dünyada daimi kalma mülahazası ateşine, servet ateşine, büyüklük, kibir ateşine, bakışta inhiraf ateşine, yanlışları taklit etme ateşine… Yeter ki, ardı arkası kesilmeyen bu ateşlere yakmayasın!.. Yakarsan, Kendi muhabbetinin ateşiyle yak!..

*Cüneyd-i Bağdadî hazretleri şöyle der: “(Ey Nefsim!) Heva kapısından girmek dilersen, kolayca girersin. Ne var ki, dışarı çıkmak istersen, pek zordur bilesin.” Hevâ kapısından girmek.. nefsin dürtülerine uymak.. şeytanın dürtüleriyle yanlış yollara sapmak.. bu çok kolaydır. Fakat bir kere de içine düştün mü, çırpındıkça batarsın, çırpındıkça batarsın, çırpındıkça batarsın. Zira Hazreti Pîr’in dediği gibi: “Her bir günah içinde küfre giden bir yol vardır.”

“Bugün milleti kurban edenler, yarın olurlar millete kurban!”

*“Bir adaletgâh-ı vâsidir bu dâr-ı imtihan / Bugün milleti kurban edenler yarın olurlar millete kurban!” Geniş bir dâr-ı imtihan bu dünya. Bugün kötülük yapanlar, yarın öyle kötülüklere maruz kalacaklardır ki, hiç şüpheniz olmasın, ettiklerinin on katıyla Cenâb-ı Hak onlara azap edecek. Kıvranacak, gözlerini dikip sizin yüzünüze bakacaklar; medet dilenecekler kendilerini çok güçlü görenler.

*Firavun da kendini çok güçlü görüyordu; Hazreti Musa (aleyhisselam) ve bir avuç Musevî karşısında gark olup giderken, döndü sığındı ama artık iş işten geçmişti. Kur’an diyor ki: “Şimdi mi?” Sen ondan evvel hep başkaldırdın, serkeşlik yaptın durdun. Ama madem o kadar dedin, senin bedenine necat vereceğim. O da sana yaramayacak da, arkadan gelenler için; senin gibi Nemrutların, Şeddâdların, Firavunların akıbetine şahit olmaları için; lâşelerini koruyacağım onların. “Lâ şey” olduklarının farkına varmadıklarından ve kendilerini bir şey zannettiklerinden dolayı “lâ şey” ve “lâşe” oldular; lâşe korundu, arkadan gelenlere bir ibret tablosu sunuldu. “Bugün milleti kurban edenler yarın olurlar millete kurban!” Hiç tereddüdünüz olmasın!..